Tarih boyunca herhangi bir
coğrafi bölge üzerinde birçok devlet kurulmuş ve yıkılmıştır. Konumu
itibariyle birçok devletin kurulup, yıkılmasına şahitlik eden devletler ve siyasi teşekküller[1]
bulunmaktadır. Şüphesiz ki bu
siyasi teşekküller bir şekilde yanbaşlarında gelişen olayları kayıt altına almıştır. Bu kayıtları
yaparken bazı unsurları kullanmaktan kaçınmamışlardır. Özellikle eski çağlarda
görülen bu kayıt tutma yöntemi, tarihin babası olarak görülen Herodotos[2]’un da
kullandığı hikayeleme yöntemidir.
Dünya Tarihi'nde en çok devlet kurmuş medeniyetlerden biri de Türklerdir. Türklerin ana vatanı olarak kabul ettiğimiz
Orta Asya Coğrafyası’nda Büyük Hun Devleti, Kök-Türk
Devleti, Kutluk(II. Kök-Türk) Devleti, Uygur Devleti gibi birçok devletin birbiri ardına kurulduğu görülmektedir. Bu devletlerin ortaya çıkış süreçlerinde bulunduğu
yer bakımından komşu olduğu Çin İmparatorluğu'nun hanedan kayıtları sayesinde
elimize geçen belgeler bulunmaktadır. Bu belgelerde kurttan türeme
rivayetleri veya mitleri gözümüze çarpmaktadır. Bahsi geçen bu mitlerin meydana gelen bir savaş
sonucu bir Türk Toplumu’nun savaşta yenik düştüğü ve kalan bir çocuğun
bataklıkta bırakılarak ölüme terk edildiğini ancak bu sırada bir kurdun ilahi
bir şekilde türeyerek ona sahip çıkıp
büyütmesi ve karı-koca ilişkisi yaşaması sonucu bir Türk
Devleti’nin oluştuğu ya da bir Türk Boy Reisi’nin kızlarını fani bir kişi ile
evlendirmek istemeyip tanrı ile evlenmeleri için 60 yıl kadar yaptırdığı
kulenin tepesinde bekletilerek küçük kızın aşağıda kulenin toprağını kazmaya
uğraşan kurt ile evlenerek karı-koca ilişkisi yaşayıp büyük bir devlet
oluşturduğu bildirilmektedir. Kanımca yazılan bu rivayetler veya mitler gizli Türk
Devlet Kuruluş Sistemini metaforlarla[3] anlatılmaya çalışılmıştır. Söz konusu bu mitlerde geçen unsurları devlet kuruluş sürecine benzetmeye çalışırsak şu
şekilde bir sonuç elde ederiz ki bu şaşılası bir benzerliktir. Kaynaklarda
geçen;
Savaş: Bir devletin kurulmasında
etken olan savaştır.
Bataklık: Yapılan savaşın geçtiği
alandır. Ki bu alan savaş sonu kazanan tarafın yurdu olacaktır.
Çocuk ya da çocuklar: Savaştan
galip çıkmış küçük veya büyük boyutlu Türk Topluluklarıdır.
İlahi olarak türeyen kurt:
Özellikle Orta Asya Bozkırları’nda var olmuş Türk Devletleri’nde inançları
gereğince liderlik yapmış olan kişilere bu görevin tanrıdan geldiği kabul
edilmektedir. Bu inanç doğrultusunda ilahi bir şekilde türeyen kurt ise
tanrıdan görev alan liderdir.
Karı-koca ilişkisi yaşayarak
çoğalma veya büyüme: Önceki adımları izleyerek kurulan devlet veya siyasi
teşekkülün büyümesi ve bölgesinde bulunan diğer devletleri veya siyasi
teşekkülleri yenerek kendi kuruluşuna bağlama olayıdır.
Bu tezi öne sürerken bir
örneklendirme yapacak olursak ve Uygur Devleti’ni ele alırsak şu sonucu
elde ederiz.
Bilindiği üzere Uygurlar devlet
olmadan daha önceleri hem Kök-Türk Devleti’ne hem de Kutluk (II.Kök-Türk)
Devleti’ne tabii olmuştur. Ancak Kutluk (II.Kök-Türk) Devleti Dönemi’nde
Uygurlar, Basmıllar ve Karluklar ile birleşerek Basmıllar liderliğinde
zayıflayan Kutluk (II. Kök-Türk) Devleti’ne saldırılarda bulunarak Onlar’ı
yıkmışlardır. Çok az bir süre sonra ise Uygurlar, söz konusu mücadeleyi beraber
kazandıkları Basmıl ve Karluklar’a diz çöktürerek kendi devletlerini
kurmuşlardır.
Savaş: Basmıl ve Karluklarla
beraber Kutluk (II. Kök-Türk) Devleti ile yapılan savaştır.
Bataklık: Savaşın geçtiği Kutluk
(II.Kök-Türk) Toprakları’dır.
Çocuk veya çocuklar: Basmıl ve
Karluk’u sonradan diz çöktüreceği için Uygurlar olmalıdır.
İlahi olarak türeyen kurt: Uygur
Kağanı olmalıdır.
Karı-koca ilişkisi ile çoğalıp,
büyüyen: Uygur Devleti olmalıdır.
Sonuç olarak ele aldığımız Çin
Kaynakları’nda geçen bu kayıtlar Türk Devlet Kurulma süreçlerini anlatma
biçimleriyle daha çok hikayeci davranmıştır. Tutulan kayıtlarda geçen rivayet
veya mitler metaforik bir biçimde geçmektedir. Türk Devlet Kurulma süreçlerini
ele alan Çin Kaynakları bu şekilde açıklıyor olabilir.
Yorumlar
Yorum Gönder