Ana içeriğe atla

Ön Yargılara Boğulmuş Bir Bilim; Felsefe

       Türkiye Cumhuriyeti halkı olarak genel anlamda "müslüman" bir toplumuz. Genel anlamda dedim çünkü az da olsa başka dinlere inanan ya da inanmayan bireyler de toplumumuzun içerisinde  bulunmakta. Hali hazırda bu çoğunluğu inançlı toplumda dini dogmalar bulunmakta. Bunun yanında batıl inanç ve ön yargılar bulunmakta. Herkes tarafından en az bir tanesinin bilindiği ön yargıların ve batıl inançların hala süre gelmesinin sebebini okumamaya veya okuduğunu anlamamaya bağlıyorum. Tüm bunların yanında çağa ayak uyduramama da bir neden olabilir. Bunu iddiaa etmemin sebebi yıllar önce yaşanmış olayların etkilerinin hala daha toplum üzerindeki etkisinin devam etmesidir. Kimseyi ötekileştirmeden "Bir Tarih Öğrencisi Günlüğü" şemsiyesi altında yalnızca bir toplum öz eleştirisi yapmaya çalışıyorum. Başlarken "Felsefe nedir?" sorusuna cevap verelim. Felsefe; sözcük anlamı olarak "philesophia" yani "bilgelik sevgisi" anlamını taşır. Sözlük anlamı olarak "varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması"dır. Tüm bunları bir kenara koyarsak en sade haliyle bir özünü arama ve eleştri bilimi diyebiliriz. Dinlerde özellikle de "islam" dininde sorgulama kavramı bulunmaktadır. Bunu belirtmemin nedeni çoğunluğu sorgulama kavramının ön planda olduğu  bir dine inanan bir toplumda insanın ne olduğunu ve nereden geldiğini, evrenin nasıl ortaya çıktığını ve tüm bunların varolup olmadığını araştıran bir bilimin dinsizlik, şuursuzluk ve sapkınlık gibi sıfatların kisvesi altında ön yargılara boğulması gariptir. -Bu tip ön yargıların ve batıl inançların nedenini yukarıda belirtmiştim.- Oysaki sosyal, cebirsel ve deneysel bilimlerin temeli olarak alabileceğimiz "Felsefe"yi az ya da çok öğrenmeden her an gelişmekte olan bilim dünyasına yetişebilmemizin zor olduğunu düşünüyorum. Felsefenin önemini birkaç örnek ile açıklayayım. Örneğin şuan kullanmakta olduğumuz devasa teleskopların temelini oluşturan ilk teleskobu Galileo icat etti. Tıpta insan vücudundaki kemik yapısı ve sinir sistemini 16. yy.'da İsviçreli Paracelcus keşfetti. Matematikte kullandığımız çoğu teoremler ve bağıntılar yine filozoflar tarafından ortaya çıkarıldı. (Öklit Teoremi, Pisagor Bağıntısı gibi.) İdeal toplum düzeninin ve devlet yapısının nasıl olması gerektiğini araştıran geçmişte kullanılmış ve günümüzde kullanılan devlet yapılarının temelini Thomas Hobbs, Karl Marx, Montesquieu, Jean Jacques Russo gibi filozoflar oluşturmuştur. Bu ve bunun gibi hayatın diğer alanlarındaki (fizik, kimya, biyoloji, sosyoloji, psikoloji, mantık, varoluş...) bilgi birikimimizin temelini filozoflar oluşturmuştur. Özetle hayatın bu kadar içinden olan, toplum içi ve birey içi bu bilime gereken değerin verilmesi ile Heraklitos'un dediği gibi "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir." ön yargılarımızın yıkılması dileği ile ...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uygur Türklerinden Gelen Bir Devlet: Eretna Devleti

Eretna Devleti(1327-1381)                 Anadolu Selçuklu Devleti’nin XIV. Yüzyılın başlarında yıkılması sonucunda, yine aynı yüzyılın ikinci yarısında Orta Anadolu’da Sivas ve Kayseri merkez olmakla birlikte, “Alaeddin Eretna Bey” tarafından kurulmuştur(1327). Kurulan bu devlet, diğer Türkmen Beyliklerinden farklı bir yapısı ve özelliği bulunmaktadır.                 1-) Eretna Bey’in Hayatı                 “ Eretna , Uygur Türklerine mensup bir aileden gelmekteydi . [1] ” Fakat Emir Eretna ile ilgili yeterli ve kesin bilgiler bulunmamaktadır. “ Horosan-İran-Irak ülkeleri ile Azerbaycan’a hakim olan İlhanlı Devleti(1256-1335) ordusunda ikinci dereceden bir emir durumunda bulunan Emir Eretna hakkında yeterli bilgi bulunmayışını tabii karşılamak gereki...

Türk Devletlerinin Kuruluş Süreci; Kurttan Türeme Mitleri

Tarih boyunca herhangi bir coğrafi bölge üzerinde birçok devlet kurulmuş ve yıkılmıştır. Konumu itibariyle birçok devletin kurulup, yıkılmasına şahitlik eden devletler ve siyasi teşekküller [1] bulunmaktadır. Şüphesiz ki bu siyasi teşekküller bir şekilde yanbaşlarında gelişen olayları kayıt altına almıştır. Bu kayıtları yaparken bazı unsurları kullanmaktan kaçınmamışlardır. Özellikle eski çağlarda görülen bu kayıt tutma yöntemi, tarihin babası olarak görülen Herodotos [2] ’un da kullandığı hikayeleme yöntemidir. Dünya Tarihi'nde en çok devlet kurmuş medeniyetlerden biri de Türklerdir. Türklerin ana vatanı olarak kabul ettiğimiz Orta Asya Coğrafyası’nda Büyük Hun Devleti, Kök-Türk Devleti, Kutluk(II. Kök-Türk) Devleti, Uygur Devleti gibi birçok devletin birbiri ardına kurulduğu görülmektedir. Bu devletlerin ortaya çıkış süreçlerinde bulunduğu yer bakımından komşu olduğu Çin İmparatorluğu'nun hanedan kayıtları sayesinde elimize geçen belgeler bulunmaktadır. Bu belgelerd...

Mister Ne Demek İster? Bölüm:2 "Biraz Vizyon İster Misiniz?"

     Merhabalar, bugün konumuz bir önceki bölümde olduğu gibi milli takım durumu.Öncelikle kısa bir özet geçip konumuzla ilgili görüşlerimi aktarmaya çalışacağım. Türkiye Futbol Federasyonu'nun resmi internet sitesinden 11.02.2019 tarihli yaptığı açıklama ile A Milli Takım Teknik Direktörü Mircea Lucescu ile yollar ayrıldı. -Bu yazımı kaleme almaya başladığımda yeni teknik sorumlu açıklanmamıştı. O yüzden ben akışıma sabit kalacağım en sonda Sayın Şenol Güneş Hoca'mızın açıklamalarından neler çıkardığımı dile getirmeye çalışacağım.- Lucescu gönderildiğinde ilk olarak oynatılan kötü futbol ve başarısızlık üzerine nasıl bir yol güdülmeliydi diye düşündüm. Acaba formda giden bir antrenör mü gelmeli yoksa vizyon sahibi bir antrenör mü gelmeliydi? Ben bu soruya yakın arkadaşlarımla konuşurken ya artık vizyona mı yönelsek 5 yıl 7 yıl hiçbir şey beklemeden geçiş süreci adı verilsin de bu sürecin sonucunda turnuva takımı olsak diyordum. Örnek verecek olursak halihazırda Altınor...