Ana içeriğe atla

Sporun Dünya Tarihine Etkisi : Bölüm 1: "Didier Drogba Bir Golcüden Daha Fazlası..."

      Dünya Tarihi boyunca birçok ülke kurulmuş ve hayatta kalabilmek için birçok savaş verilmiştir. Bazen savaşlar dışarıdan gelen bir grup veya ülke tarafından çıkarılmamıştır. Sporun Dünya Tarihine Etkisi bölümümüzde dünyada askeri ve uluslararası siyaset mücadelelerine sporun ve sporcunun etkilerini ele alıyoruz. Yeni başladığımız ve asıl işimiz olan spor tarihinde, bir sporcunun veya sporun gerektiği zaman bir veya birden fazla ülkenin kaderini nasıl değiştirdiğine tanıklık edeceğiz.
      Bugünkü konumuzda Fildişi Sahilleri'nde çıkan iç savaşa ve Didier Drogba'nın mücadelesine tanıklık edeceğiz. Sporun Dünya Tarihine Etkisi: Bölüm 1: " Didier Drogba Bir Golcüden Daha Fazlası..." başlıyor. İyi okumalar.
     Batı Afrika'da ticaret ve finans merkezi olan Fildişi Sahilleri, dünyanın en büyük kakao ve Afrika'nın en büyük kahve üreticisidir. Fildişi Sahilleri, 1960 yılında bağımsızlığını kazanmış eski bir Fransız sömürgesidir. 1990 yılında çok partili sisteme geçmiş bu ülkede 1999 yılında bir darbe gerçekleşti ve bir sene sonraki seçimde konumuz gereği ele aldığımız süreç içerisinde devlet başkanlığı yapacak olan Laurent Ghablo iktidara geldi. Seçimler sırasında ayaklanmalar gerçekleşmiş ve 180 sivil ölmüştür. 2002 yılına gelindiğinde Fildişi Sahilleri'nin kuzey bölgesinde yer alan ve müslümanların yoğunlukta olduğu Boake şehrinde ekonomik sıkıntılar gerekçesiyle bir ayaklanmayla kuzeydeki müslümanlar ve güneydeki hıristiyanlar arasında bir iç savaş çıkmıştı. Güneydeki hıristiyanlarla dayanışma anlaşması olan Fransa isyancıların güneye inmesine engel oldu ve coğrafya olarak ülke ikiye bölünmüş oldu. Bugün ülkenin güneyi zengin ve gelişmiş kentlere sahipken kuzeyi fakir ve altyapısı düzensizdir. Bu bilgileri veriyorum çünkü nasıl bir ortamda cesurca bir futbolcunun
çıkıp ülkenin içerisinde bulunduğu durumu tersine çevirdiği aklınızda şekillenmesini amaçlıyorum.
     Fildişi Sahilleri Milli Takımı o dönemde 2006 Dünya Kupası Elemeleri'nde mücadele ediyordu ve Ekim 2005'te Sudan'ı deplasmanda 3-1 yenerek tarihinde ilk kez Dünya Kupası'na gitme hakkı kazanıyordu. Takımda yer alan futbolcular soyunma odasında Drogba'yla beraber kameraların karşısına geçerek şu tarihi sözleri söylerler:

 Önce Drogba sonra tüm takım dizlerinin üzerine çökerek:                  "Ülkenin kuzeyinden güneyine batısından doğusuna Fildişi Sahilli kadın ve erkekler aynı hedef için, Dünya Kupası'na gidebilmek için birlik olduğumuzda bunu başarabiliyoruz. Bize finallere gidebildiğimizde ülkeyi, halkı bir araya getirmek için söz vermiştiniz. Bugün sizden dizlerimizin üzerine çökerek rica ediyoruz. Affedin. Affedin. Affedin. Afrika'nın birçok zenginliğine sahip bu ülkesi bu şekilde savaşa giremez. Lütfen hepiniz silahları yere bırakın. Seçimleri düzenleyelim birlikte ve her şey düzelsin."
      Bütün takıma ayağa kalkarak hep bir ağızdan :
"Biz eğlenmek istiyoruz. Bırakın artık şu silahları. Biz eğlenmek istiyoruz. Bırakın artık şu silahları..."
Bu çağrıyla halk bir araya gelir. Drogba ise halkı için bir lider haline gelir. 2006 yılında Afrika'da Yılın Futbolcusu seçilen Drogba, ödülünü mualiflerin bulunduğu Boake'ye götürür ve burada oynan Madagaskar mücadelesi sonrası mualif liderle selamlaşarak onlara barışı istediğini bildirir ve gol attığı ayakkabısını onlara hediye eder. Ülkesindeki iç savaşı bir süreliğine bitiren futbolcunun yolu ülkemizden de geçmiştir. 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarında Galatasaray'da forma giymiş ve 37 maçta 15 gol atmıştır. Drogba dünya çapında bir forvet olmasına karşın 2005'ten sonra ülkesi için ayrı bir yere yükselmiş yeni bir lider, sporcu, arabulucu niteliğe yükselmiştir. Ülkesinde yarattığı sukunet çok sürmemiş 2011'de yeni bir seçim yapılsa da devlet başkanı Ghaldo iktidardan çekilmemesiyle tekrar bir iç karışıklık çıkmıştır. Ancak hemen hemen 5 sene yarattığı yatıştırma bir sporcunun bazen sadece spor adamı değil ülke ve dünya genelinde bir barış elçisi olabileceği bir insan olabileceğini gözler önüne sermiştir.
      Dünyaya örnek olduğun hem spor hem de ülken için yaptıkların ve de ülkemize geldiğin için teşekkürler koca adam...
       Sporun Dünya Tarihine Etkisi yazı dizimizin ilk bölümünün sonuna geldik. Bir sonraki yazılarda görüşmek üzere bilginin ışığında aydınlanmanız dileği ile ...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uygur Türklerinden Gelen Bir Devlet: Eretna Devleti

Eretna Devleti(1327-1381)                 Anadolu Selçuklu Devleti’nin XIV. Yüzyılın başlarında yıkılması sonucunda, yine aynı yüzyılın ikinci yarısında Orta Anadolu’da Sivas ve Kayseri merkez olmakla birlikte, “Alaeddin Eretna Bey” tarafından kurulmuştur(1327). Kurulan bu devlet, diğer Türkmen Beyliklerinden farklı bir yapısı ve özelliği bulunmaktadır.                 1-) Eretna Bey’in Hayatı                 “ Eretna , Uygur Türklerine mensup bir aileden gelmekteydi . [1] ” Fakat Emir Eretna ile ilgili yeterli ve kesin bilgiler bulunmamaktadır. “ Horosan-İran-Irak ülkeleri ile Azerbaycan’a hakim olan İlhanlı Devleti(1256-1335) ordusunda ikinci dereceden bir emir durumunda bulunan Emir Eretna hakkında yeterli bilgi bulunmayışını tabii karşılamak gereki...

Türk Devletlerinin Kuruluş Süreci; Kurttan Türeme Mitleri

Tarih boyunca herhangi bir coğrafi bölge üzerinde birçok devlet kurulmuş ve yıkılmıştır. Konumu itibariyle birçok devletin kurulup, yıkılmasına şahitlik eden devletler ve siyasi teşekküller [1] bulunmaktadır. Şüphesiz ki bu siyasi teşekküller bir şekilde yanbaşlarında gelişen olayları kayıt altına almıştır. Bu kayıtları yaparken bazı unsurları kullanmaktan kaçınmamışlardır. Özellikle eski çağlarda görülen bu kayıt tutma yöntemi, tarihin babası olarak görülen Herodotos [2] ’un da kullandığı hikayeleme yöntemidir. Dünya Tarihi'nde en çok devlet kurmuş medeniyetlerden biri de Türklerdir. Türklerin ana vatanı olarak kabul ettiğimiz Orta Asya Coğrafyası’nda Büyük Hun Devleti, Kök-Türk Devleti, Kutluk(II. Kök-Türk) Devleti, Uygur Devleti gibi birçok devletin birbiri ardına kurulduğu görülmektedir. Bu devletlerin ortaya çıkış süreçlerinde bulunduğu yer bakımından komşu olduğu Çin İmparatorluğu'nun hanedan kayıtları sayesinde elimize geçen belgeler bulunmaktadır. Bu belgelerd...

Mister Ne Demek İster? Bölüm:2 "Biraz Vizyon İster Misiniz?"

     Merhabalar, bugün konumuz bir önceki bölümde olduğu gibi milli takım durumu.Öncelikle kısa bir özet geçip konumuzla ilgili görüşlerimi aktarmaya çalışacağım. Türkiye Futbol Federasyonu'nun resmi internet sitesinden 11.02.2019 tarihli yaptığı açıklama ile A Milli Takım Teknik Direktörü Mircea Lucescu ile yollar ayrıldı. -Bu yazımı kaleme almaya başladığımda yeni teknik sorumlu açıklanmamıştı. O yüzden ben akışıma sabit kalacağım en sonda Sayın Şenol Güneş Hoca'mızın açıklamalarından neler çıkardığımı dile getirmeye çalışacağım.- Lucescu gönderildiğinde ilk olarak oynatılan kötü futbol ve başarısızlık üzerine nasıl bir yol güdülmeliydi diye düşündüm. Acaba formda giden bir antrenör mü gelmeli yoksa vizyon sahibi bir antrenör mü gelmeliydi? Ben bu soruya yakın arkadaşlarımla konuşurken ya artık vizyona mı yönelsek 5 yıl 7 yıl hiçbir şey beklemeden geçiş süreci adı verilsin de bu sürecin sonucunda turnuva takımı olsak diyordum. Örnek verecek olursak halihazırda Altınor...